KONAKLAMA

Deniz Ekim

İsrail'de son günüm... Ve yine Bet Rekanati. İsrail'de geçirdiğim kırk günün ardından geri dönmeden önceki gün tekrar Rekanati huzurevine yani İsrail'deki ilk günlerimi geçirdiğim bu sıcak ortama geldim. Çok bir değişiklik yoktu yani hala dört dörtlük bir ortam (birde sıcak sıcak esen rüzgarlar ve yüksek nem oranı olmasa...). Cuma günü olduğundan bu sefer Rekanati'de cuma akşamını ve şabatı daha yakından gözlemlemek istedim en azından gidişime kadar. Kabalat şabat yemeğinde menü gayet güzeldi. Yemekten sonra odama geçtim. Bu oda geçen seferkine nispeten daha büyük, daha rahat bir oda. İçinde televizyon ve iki tane klima var. Yatak odası ve salon olmak üzere iki farklı odadan oluşuyor. Geri dönüş hazırlıklarımı tamamladıktan sonra cumartesi sabahı sinagogta olacak olan töreni izlemek için erken yattım. Sabah kalkınca hemen girişin yanında bulunan sinagoga gittim. Fotoğraflarda çok net görülmese de bu ibadethane kadınlara ayrı bir bölüm sunuyor. Haham kitaptan bir kaç bölüm okuyor ve bu sırada katılanlar kitaptan takip ediyorlar. Tallit (boyuna dolanan atkı) ise her erkekte bulunuyor. Tefillin kimsede göremedim (belki bugün zorunlu değildir bilmiyorum). Bir süre sonra haham vaaz vermeye başlıyor (ders çıkarılacak bir hikaye anlatıyor). Aron hakodeş açılıyor oradan düşündüğüm kadarıyla içinde Tevrat'ın metinleri bulunan temsili silindir bir cisim çıkarılıyor ve buna herkes eliyle dokunuyor (bunun fotoğrafını çekemedim ama temsili olarak bir fotoğraf buldum). Bundan sonra yemeğe geçiyoruz. Yemekte bulunan menü çok değişik. Börekas denilen milföy hamurundan yapılmış içine peynir ve ince doğranmış ıspanak konulmuş lezzetli bir börek ve çok uzun süre kaynatılmaktan artık kahverengi bir renk almış yumurta (bu güne özel böyle yapıyorlar yumurtayı) veriyorlar. Ne yazık ki ben bu yumurtayı sevemedim bir türlü. Diğer kahvaltılıklar da mevcut. Yemekten önce Kiduş denilen ekmeğe ve üzüm suyuna yapılan bir kutsama duası var. Bu duayla ekmek ve üzüm suyu kutsanıyor, sonra da tüketiliyor. Sonrası "şabat şalom, şabat şalom" ve güzel bir muhabbetle geçen kahvaltı (bu yemeğin dini bir adı var mı bilmiyorum). Kısaca Rekanati de cuma akşamından şabat sabahına kadar gördüklerimi belirtmek istedim. Uçağım saat 15:50'de olduğundan ne yazık ki şabatı Rekanati'de geçiremedim. Saat 1 gibi Israeldeki Turkiyeliler Birliginden Moiz abiyle beraber havalimanına geçtik. Burası ise beklediğim gibi çıktı. İsrail'e girişim bir dakika sürmüştü burada ise bitmek tükenmek bilmeyen sorular bu süreyi yaklaşık 15 dakikaya çıkardı (evet çıkış çok daha zor ama sonunda çıkıyorsunuz sıkıntı yok ve geçirdiğim hoş 40 günün hatrına gayet değer). Ben İsrail'i görmeye giden herkesin mutlaka Rekanati'ye uğramasını öneriyorum. İsrail'de bulunan Türkiye'den bir parça gibi orası. Sözlerimi bitirmeden önce ilk yazımda da belirttiğim gibi yardımlarını benden esirgemeyen Moiz abiye, Raşel'e, Emilya'ya ve Rekanati personeline çok teşekkür ediyorum.