top of page

HAYEY SARA

HAYEY SARA – חַיֵּי שָׂרָה

SARA'NIN HAYATI: BİR İNSAN ÖLDÜKTEN SONRA NEYİ YAŞAMAYA DEVAM EDER?

7 Kasım 2026 – 27 Heşvan 5787
Tora: Bereşit 23:1–25:18
Haftara: Melahim Alef 1:1–31

NEDEN SARA'NIN HAYATI ÖLÜMÜYLE BAŞLIYOR?

Bu haftaki peraşamızın adı Hayey Sara, yani “Sara'nın Hayatı”. Fakat Tora'yı açtığımızda karşımıza çıkan ilk olay Sara'nın ölümü oluyor.

Tora şöyle diyor:

וַיִּהְיוּ חַיֵּי שָׂרָה מֵאָה שָׁנָה וְעֶשְׂרִים שָׁנָה וְשֶׁבַע שָׁנִים שְׁנֵי חַיֵּי שָׂרָה

“Sara'nın ömrü yüz yirmi yedi yıl oldu. Bunlar Sara'nın yaşadığı yıllardı.” (Bereşit 23:1)

Neden Tora, Sara'nın hayatını anlatan bir bölüme onun ölümüyle başlıyor?

Bu soruya verilebilecek güzel bir cevap var: Bir insanın hayatı yalnızca doğduğu günle öldüğü gün arasındaki yıllardan ibaret değildir. Onun yetiştirdiği insanlar, öğrettiği değerler ve geride bıraktığı iyilikler de yaşamaya devam eder.

Sara 127 yıl yaşadı. Fakat onun manevi mirası, oğlu Yitshak ve sonraki nesiller aracılığıyla devam etti.

Raşi, Sara'nın yaşının Tora'da yüz, yirmi ve yedi yıl olarak ayrı ayrı belirtilmesini yorumlar. Geleneksel açıklamasında Sara'nın yüz yaşındayken günah bakımından yirmi yaşındaki gibi, yirmi yaşındayken güzellik bakımından yedi yaşındaki gibi olduğunu söyler. Burada yirmi yaşın örnek verilmesi, geleneksel yorumda göksel mahkemenin yirmi yaşından önce kişiyi cezalandırmadığı düşüncesiyle ilişkilidir.

Raşi'nin asıl vurgusu “Kulan şavin letova” (כולן שוין לטובה), yani Sara'nın bütün yıllarının iyilik bakımından eşit olmasıdır. Bu, Tora'nın doğrudan anlattığı bir olay değil, Raşi'nin Bereşit 23:1 üzerine yaptığı yorumdur.

AVRAHAM'IN GÖZYAŞLARI VE MAHPELA MAĞARASI

Sara, Kiryat Arba'da, yani Hevron'da hayatını kaybeder. Avraham onun yasını tutar ve ağlar.

Tora, büyük bir inanç insanı olan Avraham'ın acısını gizlemez. Bu bize önemli bir şey öğretir: İnanç sahibi olmak, insanın üzülmeyeceği veya ağlamayacağı anlamına gelmez.

Avraham, Sara'yı defnetmek için Mahpela Mağarası'nı satın almak ister.

Mağara, Hititli Efron'a ait bir arazidedir. Efron başlangıçta araziyi vermeyi teklif eder. Ancak görüşmeler sırasında dört yüz gümüş şekel tutarı belirtilir. Avraham bu bedeli öder.

Satın alma işlemi, şehir kapısında bulunan insanların huzurunda gerçekleşir. Tora, arazinin ve mağaranın Avraham'a geçtiğini özellikle anlatır.

Burada düşündürücü bir ayrıntı vardır.

Tanrı, Avraham'a Kenaan ülkesini vaat etmiştir. Buna rağmen Avraham, Sara için bir mezar yeri edinirken başkasının mülkünü karşılıksız almaya çalışmaz. Bedelini öder.

Bu olaydan çıkarabileceğimiz ahlaki ders şudur: İnanç, dürüstlüğün ve başkalarının haklarına saygının yerine geçmez.

Mahpela Mağarası, Yahudi geleneğinde ataların ve annelerin mezar yeri olarak kabul edilir. Avraham ile Sara, Yitshak ile Rivka, Yaakov ile Lea burada anılır.

YİTSHAK'A EŞ ARANIYOR

Sara'nın ölümünden sonra Avraham artık ileri bir yaştadır. Oğlu Yitshak'ın evlenmesini ister.

Bu görev için evinin işlerini yöneten kıdemli hizmetkârını gönderir.

Burada önemli bir ayrıntıya dikkat edelim: Bu peraşada hizmetkârın adı açıkça belirtilmez. Yahudi yorum geleneğinde onun Eliezer olduğu kabul edilir. Ancak Tora'nın bu bölümünde kendisinden yalnızca Avraham'ın hizmetkârı olarak söz edilir.

Avraham, hizmetkârını kendi ailesinin yaşadığı bölgeye gönderir. Oğlunun Kenaanlı kadınlardan biriyle evlenmesini istemez.

Ayrıca Yitshak'ın bu yolculuk için Kenaan ülkesinden ayrılmaması gerektiğini özellikle belirtir.

Hizmetkâr yola çıkar. Yanında on deve ve çeşitli değerli hediyeler vardır.

Uzun yolculuğun ardından bir kuyunun başında durur.

İşte burada peraşanın en güzel sahnelerinden biri başlar.

RİVKA'NIN SINAVI: BİR BARDAK SUYUN DEĞERİ

Hizmetkâr Tanrı'ya dua eder.

Aradığı genç kadını tanıyabilmek için bir işaret ister. Kendisinden su istediğinde yalnızca ona su vermekle kalmayıp develerini de sulamayı teklif eden kadın, Yitshak için uygun eş olacaktır.

Kısa süre sonra Rivka kuyuya gelir.

Hizmetkâr ondan su ister.

Rivka hemen su verir. Ardından develeri de sulamayı teklif eder.

Bir an düşünelim.

Karşımızda hiç tanımadığımız bir yolcu var. Bizden su istiyor. Ona bir bardak su vermek kolay olabilir.

Peki ya yanında on deve varsa?

On devenin su ihtiyacını karşılamak ciddi bir emek gerektirir. Rivka bunu kendi isteğiyle yapar.

Hizmetkâr ondan develeri sulamasını istememiştir.

Rivka'nın büyüklüğü, kendisinden isteneni yapmasında değil, istenmeyen iyiliği de düşünmesindedir.

İbranice gelenekte bu davranış, HESED – חֶסֶד, yani sevgiyle yapılan iyilik kavramının güzel bir örneği olarak görülür.

Hesed yalnızca birine acımak değildir. Başkasının ihtiyacını fark etmek ve elinden geldiğince yardım etmektir.

Günlük hayatımızda bunun örneklerini ne kadar sık görüyoruz?

Bir yaşlıya yardım etmek, yalnız yaşayan birini aramak, yeni gelen bir aileye yol göstermek, zorlanan bir öğrenciyi sabırla dinlemek...

Bazen küçücük görünen bir davranış, karşıdaki insan için çok büyük bir anlam taşır.

RİVKA'NIN TEK KELİMELİK CEVABI

Hizmetkâr, Rivka'nın ailesiyle görüşür. Yaşadıklarını anlatır ve Rivka'nın Yitshak'la evlenmesi için kendisiyle gelmesini ister.

Ailesi, bu olayların Tanrı'nın yönlendirmesiyle gerçekleştiğini düşünür.

Ancak ertesi gün Rivka'nın hemen yola çıkması konusu gündeme gelince ona da sorarlar:

הֲתֵלְכִי עִם הָאִישׁ הַזֶּה

“Bu adamla gidecek misin?” (Bereşit 24:58)

Rivka'nın cevabı yalnızca bir kelimedir:

אֵלֵךְ

“Gideceğim.”

Bu kısa cevap çok şey anlatır.

Rivka, ailesini ve alıştığı hayatı geride bırakarak tanımadığı bir geleceğe doğru yola çıkmayı kabul eder.

Burada Sara ile Rivka arasında güzel bir benzerlik görürüz.

Sara da Avraham'la birlikte, alıştığı çevreden ayrılarak yeni bir hayata gitmişti.

Şimdi Rivka da kendi kararını vererek yeni bir yolculuğa başlıyor.

İki kadının hikâyesinde ortak bir düşünce vardır: Bazen hayatımızdaki önemli başlangıçlar, alıştığımız dünyanın dışına çıkma cesareti gerektirir.

SARA'NIN ÇADIRINDA YENİDEN IŞIK

Rivka, Yitshak'ın bulunduğu yere gelir.

Tora, Yitshak'ın Rivka'yı annesi Sara'nın çadırına götürdüğünü, onunla evlendiğini ve onu sevdiğini anlatır.

Ardından şu cümle gelir:

וַיִּנָּחֵם יִצְחָק אַחֲרֵי אִמּוֹ

“Yitshak, annesinden sonra teselli buldu.” (Bereşit 24:67)

Bu, peraşanın en dokunaklı cümlelerinden biridir.

Yitshak annesini kaybetmiştir. Onun yokluğu hayatında büyük bir boşluk bırakmıştır.

Rivka'nın gelişiyle Yitshak yeniden sevgi ve huzur bulur.

Raşi, Bereşit 24:67 üzerine yaptığı yorumda güzel bir Midraş geleneğini aktarır.

Bu geleneğe göre Sara hayattayken çadırında üç özel bereket işareti bulunurdu: Şabat arifesinden sonraki Şabat arifesine kadar yanan bir kandil, hamurda bereket ve çadırın üzerinde bulunan bir bulut.

Sara'nın ölümünden sonra bu işaretler kaybolmuş, Rivka'nın gelişiyle yeniden ortaya çıkmıştır.

Bu anlatım Tora'nın doğrudan verdiği bilgi değil, Midraş kaynaklı geleneksel bir yorumdur.

Sembolik anlamı üzerinde düşünürsek, kandil evin manevi ışığını, hamurun bereketi sofranın bolluğunu, bulut ise Tanrı'nın koruyucu varlığını hatırlatır.

Sara'nın ardından Rivka'nın gelişi, bir insanın bıraktığı güzel değerlerin sonraki nesilde yeniden hayat bulabileceğini anlatır.

AVRAHAM'IN SON YILLARI VE İKİ KARDEŞ

Peraşanın son bölümünde Avraham'ın Ketura adlı bir kadınla evlendiğini ve ondan altı oğlu olduğunu öğreniriz.

Avraham sahip olduğu esas mirası Yitshak'a bırakır. Diğer oğullarına da hediyeler verir.

Daha sonra 175 yaşında hayatını kaybeder.

Onu Mahpela Mağarası'na kimler defneder?

Yitshak ve Yişmael.

Bu iki kardeşin aile geçmişi kolay değildir. Anneleri farklıdır. Çocukluklarında ayrılıklar yaşanmıştır.

Fakat babalarının cenazesinde ikisi de vardır.

Tora, iki kardeşin aralarındaki bütün sorunları çözdüğünü açıkça söylemez. Ancak birlikte babalarını defnetmeleri üzerinde düşünmeye değer.

Bazen aile içinde yıllarca süren kırgınlıklar yaşanır. İnsanlar birbirinden uzaklaşır. Fakat ortak bir kayıp, aile bağlarının önemini yeniden hatırlatabilir.

Buradan çıkaracağımız ders, barışmanın her zaman kolay olmadığı fakat aile içindeki saygının ve sorumluluğun değerli olduğudur.

Peraşa, Yişmael'in soyundan gelenleri ve 137 yaşında ölümünü anlatarak sona erer.

BU HAFTANIN HAFTARASI: YAŞLANAN KRAL DAVID

Hayey Sara peraşasının haftarası, Melahim Alef kitabının ilk bölümünden okunur.

Burada Kral David'in yaşlandığını ve krallığın geleceği konusunda ortaya çıkan mücadeleyi görürüz.

Adoniya kendisini kral ilan etmeye çalışırken, Bat Şeva ve peygamber Natan, David'e Şelomo hakkındaki sözünü hatırlatır.

David, Şelomo'nun kendisinden sonra kral olacağını yeniden teyit eder.

Peraşa ile haftara arasında anlamlı bir bağlantı vardır.

Her ikisinde de yaşlanmış büyük bir liderin ardından gelecek neslin geleceği söz konusudur.

Avraham, Yitshak'ın geleceğini düşünür. David ise krallığın kendisinden sonra kime geçeceğiyle ilgilenir.

Bu iki anlatım bize şunu düşündürür: Bir insanın sorumluluğu yalnızca kendi yaşadığı dönemle sınırlı değildir. Kendisinden sonra gelecek olanları da düşünmelidir.

HAYEY SARA'NIN BİZE BIRAKTIĞI MESAJ

Bu peraşada ölüm, ayrılık, evlilik, yeni başlangıçlar ve aile bağları iç içe geçiyor.

Sara'nın ölümüyle başlayan hikâye, Rivka'nın gelişiyle yeni bir hayata dönüşüyor.

Avraham'ın hayatı sona ererken, Yitshak'ın ve sonraki nesillerin hikâyesi devam ediyor.

Bütün bunların içinde en çok aklımızda kalan sahnelerden biri, Rivka'nın kuyu başında yaptığı iyiliktir.

Çünkü bazen insanın gerçek büyüklüğü, ne kadar güçlü veya zengin olduğunda değil, başkasına nasıl davrandığında ortaya çıkar.

Sara'nın 127 yıllık hayatından, Avraham'ın dürüstlüğünden, Rivka'nın yardımseverliğinden ve Yitshak'ın yeniden huzur bulmasından öğreneceğimiz çok şey var.

İnsanın geride bırakacağı en değerli miras, yalnızca sahip olduğu şeyler değil, başka insanların kalbinde bıraktığı iyiliklerdir.

Sevgili dostlarım, bu Şabat birbirimizin kıymetini bilelim. Güzel sözlerimizi ertelemeyelim. Kırgınlıklarımızı azaltmaya, ihtiyaç sahiplerine yardım etmeye ve aile bağlarımızı güçlendirmeye çalışalım.

Hepinizin Şabat'ını en içten dileklerimle kutluyor; sizlere ve ailelerinize sağlık, huzur, sevgi, bereket ve güzel haberlerle dolu bir Şabat diliyorum.

ŞABAT ŞALOM UMEVORAH!

Moiz – Ulpan Moiz

bottom of page